Eğitim İş Bursa Şubesi

Yüz yüze eğitime geçilmeli mi?

Basında Şubemiz

Yüz yüze eğitime geçilmeli mi?

Tam kapanma sürecinin bitmesiyle birlikte Milli Eğitim Bakanlığı tarafından resmi ve özel, örgün ve yaygın tüm eğitim ve öğretim kurumlarında uzaktan eğitim yapılacağı açıklandı. 8 ve 12’nci sınıfların ise destekleme ve yetiştirme kurslarında yüz yüze eğitime geçeceğini duyurdu. Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Yeliz Toy, “Evlerimizi birer sınıfa dönüştürdük fakat bugün öğretmenler okulların kapalı kalmasından sorumluymuş gibi halka anlatılıyor. Bu yanlış kararları alanlar bizler değiliz. Bizler bir an önce yüz yüze eğitime geçme taraftarıyız” dedi.

BURSADA BUGÜN bursadabugun.com gazetesinden GÜLNAME PAÇA 'nın haberine göre,Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk katıldığı bir televizyon programında, özellikle öğrencilerin ve velilerin merak ettiği “LGS sınavı ertelenecek mi?” sorusuna yanıt verdi. Bakan Selçuk, “LGS sınavının tarihinde erteleme söz konusu değil, 6 Haziran’da yapılacak” dedi.

Yüz yüze eğitimin devamıyla ilgili karar ise 1 Haziran’da yapılacak olan durum değerlendirmesinin ardından belli olacak.

“4 MİLYONA YAKIN ÖĞRENCİ EBA’YA ERİŞEMEDİ”

Bursa Eğitim-İş Şube Başkanı Yeliz Toy, “17 Mayıs itibariyle 8. ve 12. sınıfların destekleme, yetiştirme sınıfındaki öğrencilerle okul öncesi ve özel eğitim kurumlarındaki öğrenciler yüz yüze eğitime başladılar. Bu durum bizim taleplerimizi karşılamadı. Biz salgın başladığından beri okullarda gerekli önlemlerin alınarak eğitimin sürdürülmesi mücadelesini veriyoruz. Neredeyse 1.5 yıl ciddi anlamda büyük bir kayıp oluştu. Öğrencilerimizin akademik, bedensel, ruhsal durumlarında gerilemelerine sebep olacak kayıpların telafi edilmesi için bir an önce okulların önlem alınarak yüz yüze eğitime geçmesi gerekiyordu. Şu an uzaktan eğitime devam eden öğrencilerimizde de katılım yüzde 10’un altına düştü. Milli Eğitim Bakanlığı’nın kendi verilerine göre, geçen yıl 23 Mart 2020 tarihinden 7 Mayıs’a kadar öğrencilerin derse katılım verileri şöyle; 4 milyona yakın öğrenci EBA’ya erişemedi. Yani öğrencilerin yüzde 23’ü eğitim-öğretim sürecinin dışında kaldı. Her 4 öğrenciden 1 tanesi eğitimin dışındaydı. 6 milyon öğrenci sadece cep telefonu ile derslerini takip edebildi. Öğrencilerimizin sadece yüzde 31’i bilgisayarla uzaktan eğitimi takip edebildi. Salgın sürecinde öğrencilerimiz ne yazık ki nitelikli eğitime erişemedi fakat bakanlığın sınav ısrarı devam ediyor. 8. ve 12. sınıflar destekleme kurslarına devam ediyorlar ama o kadar büyük bir kayıp ortaya çıkmıştı ki onların şimdi katılacakları sınavlar onlar için ciddi sıkıntılar oluşturuyor. Salgının başından beri okulları açık tutamayan bakanlık yine günü birlik kararlarla ve yanlış politikalarla önümüzdeki eğitim-öğretim yılına dair bir hazırlık içerisinde değil. Bu konuda bizlerin mücadelesi, talepleri göz önünde bulundurulmuyor. Biz artık tüm halkın sürecin ciddiyetini anlamasını ve bu konuda sürece dahil olmasını talep ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

“İLİMİZDE ÖĞRENCİLERİN NEREDEYSE YÜZDE 10’U BİLE CANLI DERSLERİ TAKİP ETMİYOR”

“Eylül’den itibaren de devam etmeyi uygun bulmuyoruz” diyen Yeliz Toy, “Daha sadeleştirilmiş, özel tedbirlerin alındığı yeni bir dönem olmasını umut ediyoruz ve bu süreçte eğitim paydaşlarının bizlere dahil olması çok önemli. 1 Haziran’da tüm kademelerde yüz yüze eğitime geçilse bile bakanlığın öğrencilerin okula gelmesini nasıl sağlayacağını merak ediyoruz. Bu konuda öngörümüz ise öğrencilerin okula gitmeyi tercih etmeyeceği yönünde. 8. ve 12. sınıflar yüz yüze eğitime devam edebiliyor ama liselerde ne yazık ki sınav isteği tercihe bırakıldı. Öğrenciler isterse 12. sınıf dışında 9., 10. ve 11. sınıflar isterlerse ikinci dönem sınavlara katılmayabilir. Birinci dönem notunu yıl sonu notu olarak kullanmaları uzaktan eğitime katılım oranlarını düşürdü. Bizim sahadan aldığımız verilere göre ilimizde öğrencilerin neredeyse yüzde 10’u bile canlı dersleri takip etmiyor. Bundan sonra da bu sayının artacağını düşünmüyoruz. Tarım ülkesiyiz ve öğrencilerimiz aileleriyle birlikte mevsimlik işçi olarak çalışmaya gittiler. Haliyle onların uzaktan eğitime devam etmeleri mümkün değil. Bu açığın kapatılması için ciddi tedbirlerin alınması gerekiyor. En başından beri okulları açmanın önemini anlattık ve bunun için mücadele ettik. 200’e yakın eğitimci arkadaşımızı kaybettik. Evlerimizi birer sınıfa dönüştürdük fakat bugün öğretmenler okulların kapalı kalmasından sorumluymuş gibi halka anlatılıyor. Bu yanlış kararları alanlar bizler değiliz. Bizler bir an önce yüz yüze eğitime geçme taraftarıyız. Bütün eğitimcilerimiz aşılansın ve öğrencilerimiz için tüm önlemler alınsın. Bir eğitim seferberliğiyle eğitim kaybı telafi edilebilir. Ayrıca 17 Mayıs’ta tüm kademeler yüz yüze eğitime geçmeliydi. Ne yazık ki okullar yerine turizm, alışveriş merkezileri öncelendi. Öğrenciler şu anda alışveriş merkezlerine gidebiliyor ama okullarına gelemiyorlar. Bu politikayı eleştiriyoruz. Bir an önce öğrencilerimizin geleceğini önemseyen kararlar alınmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

 

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

Öğretmenler Aşısız,Okullar Öğretmensiz Kaldı

Eğitim-İş Sendikası Bursa Şube Başkanı Yeliz Toy, tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi

Eğitim kurumlarında her geçen gün vaka sayıları hızla artmaktadır. Bursa'da şu an itibariyle covid-19 pozitif olan ve tedavi süreci devam eden öğretmen sayısı 150'ye yaklaşmıştır.  Yüz yüze eğitime başladığımız 2 Mart tarihinden bu güne kadar temaslı ve pozitif olan öğretmen sayısı ise bunun çok üzerindedir. Öğretmenlerin temaslı ya da pozitif olması nedeniyle 5000 civarında öğrenci de uzaktan eğitime dönmek zorunda kalmıştır. Oysa ilimizde aşılanan eğitim çalışanı oranı yalnızca yüzde 4'tür. Bunun yanın sıra çok sayıda öğrencimiz karantinaya alınmış, sınıflar kapatılmıştır.

 

            Hükümet, tehlike çanlarının böylesi sesli çaldığı bir dönemde salgını zayıflatmak için kararlar almak bir yana dursun, aşılama sürecini tamamlamadan yüz yüze eğitimi başlatarak ateşe körükle gitmiştir.

 

            Bilindiği üzere 24 Şubat'ta aşı olurken poz veren Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğretmenlerin aşılanmasına dair de takvim açıklamıştır. Bakan Selçuk, aşılama süreci sayesinde yüz yüze eğitimde bir tehlike olmadığını, okulların da "zaten" yüz yüze eğitime hazır olduğunu söylemiş ancak süreç yine kendisini yalancı çıkarmıştır.

 

            Bakanın çıtını çıkarmadığı gerçekler şunlardır:

 

- 15 Şubat'ta köy okulları açılmış ve bu okullardaki öğretmenlerin aşılanmasının derhal başlatıldığı duyurulmuştur. Sendikamızın edindiği bilgilere göre, köy okulu öğretmenlerinin; birçoğu asgari ücretin dahi çok altında çalıştırılan ücretli öğretmenlerden oluşmakta olup bu grup aşılanacak öğretmenler kategorisine dahi alınmamıştır. Üstelik taşımalı eğitim utancının bu çağda sürdürülmesi nedeniyle, köy okulları dolmuş taşmış, sendikamız MEB'i bu konuda uyarsa da bir cevap alamamıştır. Köy okullarının hiçbir yoksulluk ve yoksunluğunu gidermeden, içini aşı yapılmamış eğitim çalışanları ve öğrenciyle dolduran zihniyet, bu kabusla diğer okul türlerinde yaşatacaklarının adeta fragmanını izletmiştir.

 

- Bakan Selçuk'un olurken poz verdiği aşılar, onun söylediğinin aksine eğitim çalışanlarına uğramamıştır. Resmi rakamlar bile 1 milyonu aşkın öğretmen varken, sadece 80 bininin aşılandığını ilan etmektedir. Üstelik bu rakamdaki 2.dozu tamamlanan öğretmen sayısının ne olduğu ise açıklanmamıştır. Ayrıca virüs sanki mesleki özelliklere göre bulaşıyormuşçasına okullarda bulunan öğretmenler dışındaki eğitim emekçilerinin aşı konusunda adı dahi anılmamıştır.

   Eğitimin yüz yüze yapılması gerektiği açıktır fakat evrensel, anayasal, yasal ve sonucunda insani bir hak olan sağlık ve yaşam hakkını tehlikeye atacak uygulamaların sonlandırılması riskin en aza indirilmesi gerekmektedir.

 

            Yüz yüze eğitimin devamı için tüm eğitim çalışanlarının zaman kaybedilmeden aşılanması son derece önemlidir.

 

            Ancak, gelinen noktada, eğitim emekçilerini aşılamadan yüz yüze eğitim kararı veren MEB, bu yolla hem eğitim emekçilerinin canını hiçe saymış, hem de öğrencilerin birbirlerine ve evlerine virüs taşıma ihtimalini görmezden gelerek toplum sağlığını tehlikeye atmıştır.

 

            Eğitim-İş olarak mevcut şartlarda verilen yüz yüze eğitim emirlerinin gerekli şartların sağlanamamasına ve aşılama sürecinin tamamlanmamasına bağlı olarak hukuka aykırı olduğunu vurguluyor, Valiliğe iletilmek üzere az sonra İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne vereceğimiz dilekçe ile

 

-Eğitim ve Bilim İş görenlerine yönelik aşılamanın bir an önce tamamlanmasını,

 

-İlimizdeki eğitim öğretim süreci ile ilgili karar verme merci olan Vali başkanlığındaki İl Hıfzıssıhha Kurulunca aşılama işlemi ile aşı etki süreci ve salgına ilişkin alınması gereken tedbirler tamamlanana kadar yüz yüze eğitime ara verilmesini talep ediyoruz" ifadeleni kullandı

DEVAMI

BİRLEŞİK KAMU İŞ BURSA İL TEMSİLCİSİ ÖZKAN RONA’YA YAPILAN SALDIRININ 2. DURUŞMASI GÖRÜLDÜ

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Bursa İl Temsilcisi,önceki dönem Eğitim İş Şube Başkanlığı yapan Özkan RONA'ya düzenlenen saldırının ikinci duruşması bugün görüldü.

Birleşik Kamu-İş Bölge Temsilcisi Özkan Rona, 2019 yılının Ekim ayında Ülkü Ocakları’nın okullarda kitap dağıtması hakkında BursaMuhalif’e verdiği demeçten sonra bir gurubun saldırısına uğramıştı. Davanın ikinci duruşması bugün görüldü.

 

2019 Ekim ayında Yıldırım’da bir ortaokulda ülkü ocakları logolu kitapların dağıtılması üzerine kamuoyuna bir açıklama yapan Özkan Rona, durumun yanlışlığına dikkat çekmişti. Açıklamadan iki gün sonra,   Rona’ya saldırı gerçekleştirilmişti. Bir süre sonra çevre binalardan ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntüleri ise olayın seyrini değiştirerek dava açılmasını sağlamıştı.

20 Ocak’da görülen ilk duruşmaya yalnızca sanık avukatları katılmış ve mahkemede ‘kişilerin siyasi bir bağlantısı olmadığını, basit bir olay olduğu’ üzerinden bir savunma yapmıştı. Bugün o davanın ikinci duruşması görüldü.

12 Eylül öncesi tetikçilerini sahaya sürüyorlar

Duruşma sonrasında açıklama yapan Özkan Rona, “Türkiye’de son dönemlerde bir takım karanlık ellerin; iktidarın, hükümet ortaklarının hoşlarına gitmeyen beyanları, eylemleri, muhalefetleri önlemek nedeniyle 12 Eylül öncesinin tetikçilerini sahaya sürdüklerini görüyoruz. Bu örnek olay da olduğu gibi Türkiye’nin çeşitli yerlerinde muhalif kişi, yazar, gazeteci, akademisyen, düşünür kimler varsa böyle çeteler eliyle derdest edilmeye çalışılıyor. Ne yazık ki politik bir hamle olarak yaptıklarının arkasında duramayarak, arkasından kaçarak, çeşitli komik bahanelere sığınarak gizlemeye çalışıyorlar. Bizim buradaki hedefimiz mahkemede aciz duruma düşürülmüş, yaptığını savunamayan ve bir tetikçi gibi kullanılan gençlerin ceza alması değil aslında. Bizim buradaki mücadele amacımız; adeta gençleri ortaya bir tetikçi olarak sunan asıl azmettiricilerin, asıl tetikçilerin Türkiye’nin bir döneminden de çok iyi tanıdığımız karanlık ellerin ortaya çıkması. Biz asıl azmettiricilerin ortaya çıkması konusunda hukuk mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Sanıkların beyanlarını da çeşitli bilgi ve delillerle, sosyal medya paylaşımlarıyla net bir şekilde yalanladık. Mahkemeyi yanıltmaya yönelik beyanların olduğunu da belgeledik, kanıtladık.” dedi.

Konuya dair açıklama yapan Eğitim-İş Genel Başkanı  Orhan Yıldırım, “Türkiye’de uzun bir süredir çok ciddi şiddet olaylarına ne yazık ki kamuoyu olarak tanık oluyoruz. Eğitim-İş olarak, ülkemizde bulunan şiddet sarmalının bir an önce bitmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu şiddetin bitmesi için; mahkemelerde, adalet mekanizması önünde, beğenmediği görüşte olanları şiddet ve baskı yoluyla ortadan kaldırmaya yönelik tavır gösterenlerin ve bu tavrın arkasında olan güçlerin ortaya çıkarılması gerekiyor. Gereken cezayı almadıkları taktirde hem bu kişiler hem de bu kişileri kendine örnek alan kişiler yeniden şiddet uygulamaya meyilli oluyorlar. Daha sonrasında hiç istemediğimiz türden, şiddetin cinayete vardığı bir takım olumsuz olayın da yaşanma ihtimalini arttırıyor. Bugün burada Eğitim-İş sendikası olarak, biz sendikamızın yetkililerinin dün de bugün de yarın da arkasında olmaya devam edeceğiz.” açıklamasında bulundu.

Özkan Rona’ya gerçekleştirilen saldırı davasının 3. duruşması 23 Eylül 2021’e ertelendi.

BursaMuhalif.com/Haber Merkezi

DEVAMI

Etkinlik Takvimi

Foto Galeri

  • Sağlıklı Yaşam İstiyoruz Kokart
  • KURU EKMEK VE BORDRO YAKMA EYLEMİ
  • EĞİTİM-İŞ SENDİKASI BAŞÖĞRETMEN ATATÜRK HATIRA ORMANI FİDAN DİKİMİNİ GERÇEKLEŞTİRDİK
  • 1 MAYIS’TA  ALANLARDAYDIK

Videolar

  • Nazım Hikmet Anma Programı
  • Öğretmenler Aşısız Okullar Öğretmensiz Kaldı
  • Aşılama yapmadan, önlem almadan okulları açmak sürdürülebileceği anlamına gelmez.
  • 3 MART DEVRİM YASALARI